Röportajlar & Yazılar

YönAst Temsilcimiz Kübra Konya ile röportaj yaptık…

• Bize kısaca kendinden bahseder misin?

Hepinize merhaba. Ben Kübra Konya. 1994 senesinde Bursa’da doğdum. Ailem Balkan göçmeni. Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 2018 senesinde mezun oldum. O günden bu yana Bursa’da çeşitli sektörlerde yönetici asistanlığı pozisyonlarında görevler aldım.

• Kaç senedir bu mesleği yapıyorsun?

Bu meslekle tanışalı tam 2 yıl oldu.

• Yönetici asistanlığı mesleğini neden seçtin? Mesleğinin sevmediğin yanları nelerdir?

Neden sorusuna verebileceğim net bir yanıtım olmamakla birlikte geriye dönüp baktığımda şunları söyleyebilirim: 2016 senesinde öğrenciyken katıldığım bir festivalde Hollandalı bir ekiple tanıştım ve daha öğrenciyken birçok festivalde onların asistanlığını gerçekleştirdim. 2018 yılında mezun olduğumda yönetici asistanlığı pozisyonlarına başvurmamda bu deneyimimin büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum.

• Bu mesleğin en büyük keyifli yanı nedir?

Yönetici asistanlığının en keyifli yanı sizi sürekli yukarı çekiyor olması diyebilirim. Büyük düşünen insanlarla birlikte siz de büyük düşünmeye daha fazla odaklı hale geliyorsunuz.

• Yöneticinizle aranızda nasıl bir diyalog var? Ve sizce iyi bir yönetici nasıl olmalıdır?

Şu anda iki yöneticiyle çalışıyorum. Çalışma stillerinin, kişiliklerinin farklılığından dolayı ikisiyle de farklı iletişim türlerini tercih ediyoruz. Genel anlamda ise oldukça açık ve güvenilir bir iletişim diyebilirim. Kübra’ya göre iyi bir yönetici çağının gerekliliklerine göre hareket edebilmeli, değişebilmeli ve yeniliklere açık olmalıdır. “Kendi bildiğini okuma” çabasına girmek yerine fikirlere açık olması onu ve şirketini ileri taşıyacaktır.

• Seni hayatta bir adım öne taşıyan şeylerin neler olduğunu düşünüyorsun?

Hayatta her zaman birilerinden bir adım önde ya da birilerinden de bir adım geride olacağımızı düşünenlerdenim. Aslında, kendimle yarıştığım söylenebilir. Her zaman “ben”i yukarı çekecek insanlarla temas kurmaya çalışmaktayım. Böylelikle, bir sonraki adımım bir öncekinden daha kuvvetli ve daha tatmin edici olmakta. İkinci olarak, iç disiplin konusunda şanslı olduğumu düşünüyorum. Onu dengede tutmak oldukça mühim. Son olarak da kendime baktığımda gördüğüm en güzel özelliğim sporcu kişiliğim. Bisikleti yaşam biçimim haline getirdim ve ruhsal, fiziksel, zihinsel enerjimin bu sayede yukarıda olduğunu görebiliyorum.

• En çok bırakmayı istediğin alışkanlığın hangisidir?

Bırakmak için çaba sarf ettiğim herhangi bir alışkanlığım yok.

• Kendinde olmayan ama görmek istediğin kişisel özellikler nelerdir?

Kübra’nın hedefleri arasında en kısa sürede daha iddialı bir kişiliğe sahip olmak var.

• Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla nasıl baş ediyorsun?

Beni iş hayatımda en çok kızdıran durum, kendi doğrusunda direten yöneticiler. Bazen sizi dinlemek dahi istemezler. Böyle bir durumla karşılaştığınızda sakinliğinizi korumak çok önemli.

• Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?

Aynı yaşta olduğum ve aynı mesleği yapan kişilerle çok fazla temasım olmadı. Belki de bu en önemli eksiğim olabilir. Yönast ‘ın bana bunu sağladığını düşünüyorum. Bu yüzden, Yönast’a dahil olmak benim için grafiğin yükselişe geçtiği kırılma noktasıydı.

• İş dışında nelerle ilgilenirsin?

İş dışında zamanımı ayırdığım en önemli aktivite bisiklet. Benim için müthiş bir keşif aracı. Diğer yandan, akrilik boya ile amatör çalışmalar yapıyorum.

• YönAst’ın katılımcılarındansın. YönAst ile ilgili ne düşünüyorsun? Görüşlerini almak isteriz.

“Bir elin nesi var iki elin sesi var” ne kadar da güzel yakışıyor bu ekibe…

Yönast her geçen gün el birliğiyle büyüyor ve büyümeye de devam edeceğine inanıyorum.

Kübra Konya

YönAst Temsilcimiz Müjde Yıldız ile röportaj yaptık…

• Bize kısaca kendinden bahseder misin?

Ben Müjde YILDIZ, 09.05.1988 doğumluyum. Eğitim öğretim hayatım; müzik ve sonrasında müziğe eşlik eden tiyatro ile başladı. Hayatın sürprizlerle dolu yolculuğunda profesyonel yaşamımda “iletişim” alanında kariyer yapmak nasip oldu, çok da iyi oldu. Sanat liseleri geçmiş dönemde meslek lisesi statüsü kapsamında değerlendirildiği için alan dışı üniversite tercihlerinde maalesef benim de kat sayı mağdurları arasında olmama sebebiyet verdi. Bu beni kesinlikle yıldırmadı. Açık öğretim Fakültesi 2 yıllık Halkla İlişkiler ve Tanıtım ön lisans programını akabinde 4 yıllık İşletme lisans programını tamamladım. Şu an 2 yıllık İnsan Kaynakları Yönetimi ön lisans programı son sınıf öğrencisi olarak keyifle öğrencilik hayatıma devam ediyorum.

• Kaç senedir bu mesleği yapıyorsun?

20.02.2008 tarihi profesyonel yaşantımın başlangıcıydı. Ülkemizin önde gelen inşaat firmalarından Makyol İnşaat’ta “İdari İşler Asistanı” pozisyonunu 2 yıl icra ettikten sonra Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Adnan ÇEBİ’nin takdiri ile kendisine asistanlık hizmeti vermeye başladım. Makyol’da büyüdüm . Dolu dolu geçen 9 yılın sonunda güven alanından çıkmaya, yuvadan uçmaya ve farklı tecrübelerle harmanlanmaya karar verdim. Eğitim sektörünün köklü firmalarından Anabilim Eğitim Kurumları İcra Kurulu Başkanı Sn. Serkan KILIÇ’ı asiste ederek serüvenime devam ettim. Anabilim Eğitim Kurumları’nda geçirdiğim 2 senelik zaman zarfında tüm birimlerin havasını solumak ve her birinde uzman düzeyinde tecrübe edinmek bana bambaşka öğretiler kattı. Ruhunu katarak iş yapan kadınlardan biri olmanın getirdiği bir güdü sanırım bu, profesyonel yaşamıma ek gönüllülük kapsamında birçok projede yer aldım. Şu anda profesyonel yaşamımda devam ettiğim 3. durağım sivil toplum kuruluşu. Kurum profesyonel kadrosunun en üst makamı olan Yeşilay Genel Müdürü Klinik Psikolog Sultan IŞIK’ı asiste ediyorum.

• Yönetici asistanlığı mesleğini neden seçtin? Mesleğinin sevmediğin yanları nelerdir?

Sanat ve üretim hayatımda hep var olmasını dilediğim 2 olgu. İletişiminde sanatın bir dalı olduğunu, ilişki yönetimi ile perçinlendiğinde de yönetim temelini oluşturduğuna inanmaktayım. Yönetim temeli doğru bileşenlerle buluştuğunda üretimin can bulduğuna inanıyorum. İşte tamda bu yüzden “Yönetici Asistanı” olmak istedim. Yönetici asistanı iş tanımı; oldukça geniş bir alanı kapsamakta ve kurumlara göre değişiklik göstermektedir. Ne üzücüdür ki mesleğimizle ilgili ciddi yanılgılar mevcut. Son dönemlerde olumlu açılardan gelişim gösteren bir ivmede, yanılgılar az da olsa kırılmaya başlasa da; basite indirgenen ve patron/yönetici/lider gölgesinden prim kazanmaya çalışan iş hayatında gri alanı temsil eden diktatör kişiler olarak tanımlanmamız rahatsız edici. İfade ettiğim tanım; paragraflarca izah etmek istediğim ifadelerin güçlü son özet cümlesi aslında. Bazen görünmeyen kahraman olmak zor gelebiliyor. Yöneticiniz tarafından takdir edilmemek, işimiz dışında birçok alanda başardığımız işlerin görünür kılınmaması mesleğimizin cilvelerinden.

• Bu mesleğin en büyük keyifli yanı nedir?

Mesleğim; görünmeyen büyük dağların ovalara dönüşüm süreci. Bu yüzden koskoca dağları ne zorluklarla deldiğimiz, içinde ki değerli madenleri ayrıştırmak suretiyle ne denli hassas olduğumuz, onca zorlukla ortaya çıkardığımız ovada doğru ve kestirme yolları nasıl oluşturduğunuz, bu süreçte takip ettiğiniz usuller… Bir cümle ile ifade edilebilen onca işi sıfır hata hedefleyerek büyük risklerle gerçekleştirmek (gülmek serbest) bazen süper kahraman gibi hissetmeme sebep oluyor. Bir insanın hayatını kolaylaştırmak için çıkılan yolculukta koca bir kuruma sirayet etmek, birçok alanda sihirli dokunuşlarla süreci hızlandırmak tatmin edici ve motive bir sonuç almamı sağlıyor.

• Yöneticinizle aranızda nasıl bir diyalog var? Ve sizce iyi bir yönetici nasıl olmalıdır?

Cinsiyetçi bir yaklaşım gibi algılanmasını istemem hem cinslerimin her daim yanındayım elbette fakat kadın yönetici/liderle çalışmaktan biraz çekinen biriydim. Ön yargı ya da geçmiş dönem tecrübe/gözlem dayanaklı bir ön görü diyebilirsiniz. Tamda bu görüşlerimde beni haksız çıkartacak değerli bir liderle çalışıyorum. Yeri geliyor abla, yeri geliyor mesai arkadaşı, yeri geliyor liderim oluyor. İlişkimizi kuvvetlendiren en önemli şeyin dolaysız iletişim olduğunu belirtebilirim. Profesyonel yaşamda maalesef bazen gölgelemek zorunda kalabiliyoruz duygularımızı, düşüncelerimizi, görüşlerimizi. Bir insanın kendini rahatlıkla ifade edebilmesi kadar güzel bir şey olabilir mi? Bunu sağlayarak bana büyük bir konfor alanı yarattı. Hafiften işkolik olduğum için sanırım , görev tanımı sınırı olmadan çalışmak mutluluk kaynağım olmuştur. Emeğime saygı göstermesi, kurum için fayda sağlayabileceğim görüşlerimi arz edip değerlendirmeler sonrasında birçoğunu gerçekleştirmek için bana alan bırakması, kurumsal aidiyetimin oluşmasını kolaylaştırdı ve daha çok katma değer sağlamam konusunda beni tetikledi.

Saygı kazanılan bir duygu, bunu elde etmek için eylemler gerçekleştirmelisiniz. Yöneticilerin de bu hususta hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum.

İyi bir yönetici;

 Çalışanına; değer veren, görüşlerini dinleyen, emeği takdir eden, çabayı görünür kılan, özel hayata saygı gösteren, kişisel gelişimlere destek veren  Adil,  Kararlı,  Bilgili,  Nazik,  Güvenilir,  Uyumlu çalışma ortamını koruyan,  İletişime açık,  Ekibinin arkasında duran,  Destek veren,  Yeniliklere açık olan bu konuda çalışanlarını teşvik eden, gelişime olanak tanıyan,  Takdir eden,  Yol gösteren,  “Biz” dilini kullanmayı tercih eden,  Empati yeteneğini kullanan,  Şeffaf yönetimi benimseyen,  Etik değerleri olan,  Öngörü yeteneği kuvvetli,  Vizyonlu,  İnovatif,  Mücadeleci,  Tutarlı,  Baskı altında esnek davranan, duygularını kontrol altında tutan,  Teknolojiyi sisteme entegre ederek ve proaktif kullanmayı hedeflemeli.

• Seni hayatta bir adım öne taşıyan şeylerin neler olduğunu düşünüyorsun?

I. Enerjim . Her güne harikalar diyarında uyanmıyorum elbette ama iç motivasyonumu yüksek tutmak ve her ne iş yapıyorsam sonucunda fayda sağlamak hedefimi besleyerek olumlu bakmaya, yaşamaya çabalamak diyebilirim.

II. Olanı, hissettiğimi, yaşadığımı; mümkün olduğunca empati geliştirerek, insanları kırmamaya özen göstererek ifade etmem. Gerçekçi yanım güven duygusunu mutlaka karşımdaki insanlara geçiriyor.

III. İnovatif bakış açımı aktif tutma çabam. Problemi teşhis etme süreci, çözüm üretme buluş ortaya çıkma süreci, deneyim süreci, ölçme - değerleme süreci, sonlandırma süreci. 5 aşamayı özellikle iş hayatıma entegre etmek.

IV. Gönüllülük ilkesiyle sivil toplum kuruluşlarında yer almak.

• En çok bırakmayı istediğin alışkanlığın hangisidir?

Kindarlığım, kimseye zarar vermiyorum kendimden başka. Unutmuyorum yaşatılan olayları – söylenen sözleri – kötü ruhları ve maalesef unutmadığım içinde kendimi korumak adına kişilere karşı kalkanlar oluşturuyorum.

• Kendinde olmayan ama görmek istediğin kişisel özellikler nelerdir?

Kendimi seviyorum  (yükselenim aslan bu cümleyi röportajın bir yerinde kullanmaktan korkuyordum korktuğum başıma geldi). İyileştirmeye açık alanlarımı belirli aralıklarla kişisel swot analizi yaparak, çevremden aldığım geri bildirimleri de işin içine katarak belirleyerek üzerinde çalışıyorum.

• Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla nasıl baş ediyorsun?

Arkamdan iş çevrilmesi, kötü niyet ve başkası gibi görünmeye çalışan insanlar. Olabildiğince göründüğü gibi yaşayan farklı kalıplara girmeyen bir kadınım, karşımdakilerden de beklentim bu yönde olduğu için şaşırdığım birçok olayı gözlemlemem/yaşamam kaçınılmaz oluyor. İnsanın asla ayrılamayacağı tek kişi kendisi, bu yüzden kendisini sevemeyen insanlara elimde değil kızıyorum. Başkası gibi olmanın zorluğunu çekeceğine olmayı hayal ettiği insana dönüşmek ne güzel bir kelebek dönüşüm hikâyesi olur! Etrafı görmekten kendimizi görmeyi unutmayalım ne olur. Yalanı söylemek çok kolay fakat onu takip etmek zor, çevremin bildiği bir ifademi sizlerle de paylaşmak isterim “ben yalanı takip edecek kadar kurnaz bir kadın değilim” . Kızgın anlarımda iletişim kurmamayı mümkünse yalnız kalıp sakinleşmeyi, sakinleştikten sonra konu/olay üzerine iletişim kurmayı tercih ediyorum. Kızgın demir elle tutulmaz!

• Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?

Krizi fırsata çevirmeyi seviyorum, “her şerde bir hayır vardır” ifadesi bana karanlık tüneldeki büyüleyici ışık süzmesi gibi görünüyor. Karamsarlıkla boğulmaktansa fayda çıkarmayı ve çözüme odaklanmayı ve varsa almam gereken dersleri almayı hedeflerim bu durumun önemli güçlü yönlerim arasında yer aldığını düşünüyorum. Büyük resmi görüyorum, ayrıntılarla renklendirmeyi ihmal etmeden. Sürekli gelişim için var gücümle çaba sarf ediyorum. Durumu, olayları, gerginlikleri kişiselleştirmiyorum. Uzatmayıp kişiyi birkaç olayda gözlemledikten sonra engelleyemediğim kindar güdülerimi devreye sokuyorum adil olabilmek adına mutlaka şans tanıyorum. Görev tanımı sınırlamasından hiç hoşlanmam. Kurum faydası adına birçok müdürlükle aktif çalışıyor, projeler üretiyorum. En büyük adımdan en küçük adıma kurum faydası için çaba sarf ediyorum.

• İş dışında nelerle ilgilenirsin?

Edebiyat vazgeçemediğim tutkum, yazıyorum yazıyorum yazıyorum.

Ayrıca yarı profesyonel bir seslendirici olarak kitap seslendirmeleri yapıyorum. Gönüllü olarak Yeşilay Cemiyeti’nde seslendirmeler yapıyorum.

• Kendine sorulmasını en çok istediğin soru nedir?

Bugünün rengi nedir? (bir nevi gerçek anlamda nasılsın sorusu  ) Ruhum gökkuşağı benim, o yüzden kendime sıklıkla sorduğum sorunun insanların kendilerine ve çevrelerine sormalarını öneririm. Bu röportajı yanıtlarken rengârenktim; hüzünlerimi, öfkelerimi, gururlandığım yanlarımı, eksiklerimi, fazlalıklarımı  düşündüm, her biriyle yüzleştim tek bir duygu taşımam mümkün değildi soruları yanıtlarken birçok duygu eşliğinde RENGÂRENKTİM.

• YonAst’ın katılımcılarındansın. YönAst ile ilgili ne düşünüyorsun? Görüşlerini almak isteriz.

Çok değerli dostum ve meslektaşım Zeynep ERTÜRK’ün önerisi ile dâhil oldum kıymetli YönAst ailesine. Gerçekleştirdiğiniz etkin etkileşim ve bilgi paylaşımı gerçekten takdire şayan. İnsanların hayatlarına dokunan, azimli bir ekip YönAst ekibi. Değere değer katmayı hedefleyen bu platformda olmak beni çok mutlu etti. Gönüllülük esası olan işler kalbi yapıldığı için bana her zaman ayrı bir keyif vermiştir. Gönüllülük kapsamında; mentor çalışmaları, yabancı dil destek kursu, iş ilanları paylaşımı, aktif anlık destek alınabilecek kocaman bir whatsapp grubunun olması yadsınamayacak çalışmalarınızdan kısacık sürede şahit olduğum birkaçı. Bu vesile ile Şeyda Hanım başta olmak üzere YönAst destek ekibine tebrik ve teşekkürlerimi sunmak isterim.

Müjde Yıldız

YönAst Temsilcimiz Hacer Alpagu Yazıcı ile röportaj yaptık…

• Bize kısaca kendinden bahseder misin?

1977 Adana doğumluyum, evlenip İstanbul’a yerleştim 2006 yılında.

• Kaç senedir bu mesleği yapıyorsun?

16 Yılı aşkın bir süredir bu işi yapıyorum.

• Yönetici asistanlığı mesleğini neden seçtin? Mesleğinin sevmediğin yanları nelerdir?

Aslında kişiliğimle çok uyumlu olduğu için bu mesleği seçtim. Güncel hayatımda da çok düzenli, zaman yönetimli ve sonuç odaklı yaşarım. Belirli çizgilerim vardır, çok istisnai durumlar haricinde yaşam çizgimi değiştirmem. Spor günlerim, dinlenme günlerim, eğlence ve gezmeye ayırdığım günlerim bellidir. İşimde de bu konular temel başlıklardır, zaman yönetiminde iyi olmam, sonuç odaklı çalışmam, çizgimi biliyor olmam unutma veya erteleme gibi olanak dışı sonuçlarla karşılaşmamama çok yardımcı oluyor. Düzenli bir yaşam ve iş çizelgemde başarımı buna borçluyum diyebilirim.

Sevmediğim yanı; yaptığımız işin ne kadar önemli olduğunun diğer departmanlar tarafından anlaşılamaması.

• Bu mesleğin en büyük keyifli yanı nedir?

En keyif aldığım anlarım işlerimin rayında gidiyor olmasının, aksilik olmadan sonuçlar alıyor olduğum zamanlardır. Sonuç odaklı çalıştığım için mutlaka aksilik olma ihtimalleri için de ikinci veya duruma göre planlarımın olması beni çok keyifli yapar.

• Yöneticinizle aranızda nasıl bir diyalog var? Ve sizce iyi bir yönetici nasıl olmalıdır?

Saygılı ve güvenilir bir diyaloğumuz vardır. İyi bir yönetici öncelikle saygılı ve güvenilir bir kişi olmalı.

• Seni hayatta bir adım öne taşıyan şeylerin neler olduğunu düşünüyorsun?

Sabırlı, titiz, sonuç odaklı ve gerçekten güler yüzlü olmam.

• En çok bırakmayı istediğin alışkanlığın hangisidir?

İş hayatımı bazen kendi yaşantımın önüne koymam.

• Kendinde olmayan ama görmek istediğin kişisel özellikler nelerdir?

Özelliklerimle barışık bir insanım fakat vurdumduymaz insanlara gizli bir hayranlığım var hep ben olsam nasıl olurdum bu durumda şeklinde düşünmekten kendimi alamıyorum.

• Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla nasıl baş ediyorsun?

Beni en çok kızdıracak olan olay kesinlikle işlerin planlanan ve istenilen zamanda yetiştirilememesidir. Bu konuda titiz olduğumu bildiğim için kontrollü davranıp olasılık dışı bir gelişmenin olmasına izin vermiyorum böylelikle baş etmiş oluyorum.

• Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?

Benim yaşımda ve aynı tecrübede olan arkadaşlarımdan farkımız olacağını düşünmüyorum.

• İş dışında nelerle ilgilenirsin?

İş dışında Uzakdoğu dövüş sanatları, spining, jumping yapmak ve sevdiklerimle zaman geçirmek bana çok keyif veriyor.

Kendinizi anlatın dedikleri noktayı çok seviyorum, ön iletişim olarak benim için önemli.

• YonAst’ın katılımcılarındansın. YönAst ile ilgili ne düşünüyorsun? Görüşlerini almak isteriz.

Bizlerin gerçekten çok önemli ve çok zor işimiz olduğunu sadece bizler biliyoruz. Bu platformda birbirini anlayan insanların bulunuyor olması yalnız olmadığını hissettiriyor. Yardımlaşma ve destek konusunda da çok mutluyum, çok zor anlarda birbirimize bu şekilde olmak da mutluluk verici. Hepimiz iyi ki varız.

Hacer Alpagu Yazıcı

YönAst Temsilcimiz Merve Yazıcıoğlu ile röportaj yaptık…

• Bize kısaca kendinden bahseder misin?

Merhaba, Ben Merve Yazıcıoğlu. 1989 Kocaeli doğumluyum. Üniversite sebebiyle İstanbul’a adım attığımdan beri 12 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. 3 yıldır Flo Ürün Yönetimi Genel Müdürü’ne asistanlık yapmaktayım.

• Kaç senedir bu mesleği yapıyorsun?

Toplamda 12 yıllık çalışma hayatımın son 7 senesinde Yönetici Asistanlığı yapıyorum.

• Yönetici asistanlığı mesleğini neden seçtin? Mesleğinin sevmediğin yanları nelerdir?

Yönetici asistanlığını seçmemde ortak arkadaş aracılığı ile tanıştığım bir İK Müdürünün büyük katkısı oldu. Tam olarak ‘’ne iş yapmalıyım’’ı düşünürken kendisiyle ettiğimiz sohbette yetkinliklerimi, kişisel özelliklerimi, nelere yatkın olduğumu, beklentilerimi göz önünde tutarak verdiği tavsiyelerin en başındaydı yönetici asistanlığı. Sonrasında Üst Düzey Yönetici Asistanı bir arkadaşım ile fikirlerimi pekiştirip kendisinin çalışma hayatını gözlemleyip tercih ettim. Çok doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. Kişilik özelliklerime ve aradığım iş temposuna çok uygun.

Sevmediğim demeyelim de, dezavantaj olarak gördüğüm yanı suistimale açık bir meslek olması. Ülkemizde henüz çoğunluk tarafından anlaşılamayan, görev tanımı her şirkette ve şirket içerisindeki zihinlerde farklı olan bir meslek 😊 Özellikle yeni başlayan arkadaşlarımız için zorlayıcı bir durum.

• Bu mesleğin en büyük keyifli yanı nedir?

Ben iş bitirici olmaktan çok memnunum. Yoğun tempoda, kriz anlarında insanların bana güvenip ne yapacağımı izlemesi ve o işi bitirdiğimde (sorunu çözdüğümde) ‘’Merve yine halletti’’ demesi çok keyif veriyor. Yapı olarak da yardımsever ve problem çözmeyi seven biriyim.

• Yöneticinizle aranızda nasıl bir diyalog var? Ve sizce iyi bir yönetici nasıl olmalıdır?

Bu konuda çok şanslıyım. Yeri geldiğinde baba kız gibi beni savunan, abi kardeş gibi akıl veren, dost gibi derdimi dinleyen, öğretmen gibi hatalarımı açıklayarak anlatarak doğrusunu öğreten, İnsiyatif vererek gelişmemi sağlayan, en önemlisi de bana çok güvenen, bitirdiğim işlerimi sorgulamayan birisi. Ve iyi bir yönetici tam da böyle olmalıdır 😊

• Seni hayatta bir adım öne taşıyan şeylerin neler olduğunu düşünüyorsun?

Empati duygumun yüksek oluşu ve iletişime açık biri oluşum. Bu iki özelliğimin çoğu yerde bana kolaylık sağladığını düşünüyorum.

• En çok bırakmayı istediğin alışkanlığın hangisidir?

• Kendinde olmayan ama görmek istediğin kişisel özellikler nelerdir?

Biraz fazla duygusalım. Bu hem iş hayatımda hem insan ilişkilerimde beni zaman zaman yıpratıyor. Olaylara ve eleştirilere daha mantıksal bakabilmeyi isterdim.

• Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla nasıl baş ediyorsun?

Suistimal. Sadece bana değil herhangi bir insanın, iyi niyetinin veya eşit şartlarda olmamasının suiistimal edilmesini hazmedemiyorum. Suistimal ve haksızlık konusunda kızgınlığımla baş etmekte zorlansam da mümkün oldukça sakinliğimi korumam gerektiğini hatırlatıyorum kendime. 😊

• Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?

Çok erken yaşta iş hayatına atılmamın beni yaşıtlarım ve meslektaşlarımdan farklı kıldığını düşünüyorum. Bir de hiçbir zaman ‘’bilmiyorum’’ demem, ‘’öğrenirim en kısa zamanda’’ derim. Bu da iş hayatında beni öne çıkaran anahtar cümlelerimden biridir.

• İş dışında nelerle ilgilenirsin?

İkinci bir işim var diyebilirim. İhtiyaç sahibi çocuklara yardım etmeyi amaçlayan kurucusu olduğum bir derneğimiz var. İş dışında çoğunlukla dernek projeleri ile ilgileniyorum. Hobi olarak ise resim ve binicilik sporu ile ilgileniyorum.

• Kendine sorulmasını en çok istediğin soru nedir?

‘’İyi misin?’’ Selam verirken ezberden değil de, günümüz temposu ve kaosunda çoğumuzun sormayı unuttuğu önemli bir soru. Zaman zaman duraksayıp, iş arkadaşlarımıza, sevdiklerimize vakit ayırıp gerçekten iyi olup olmadığından emin olmamız gerek.

• YonAst’ın katılımcılarındansın. YönAst ile ilgili ne düşünüyorsun? Görüşlerini almak isteriz.

Sanırım ilk 50 katılımcısı içerisindeyim. Başından beri sürece hakimim diyebilirim. Çok hızlı büyüyen ve kısa zamanda çok büyük işler başaran bu platform için öncelikle bir meslektaşımın bu adımı atmasından gurur duyuyorum. Mesleğimizin değer kazanması, yardımlaşma ve gelişmek adına kurulan bu platformda bulunmaktan çok memnunum. Bir çok kez destek alıp işlerimi hızlandırmamın yanı sıra bir çok kez de daha önce görmediğim meslektaşlarıma destek verip iyi hissetmemi sağladı. Tüm ekibe teşekkürler.

Merve Yazıcıoğlu

YönAst Temsilcimiz Nagihan Aydın ile röportaj yaptık…

• Bize kısaca kendinden bahseder misin? 1985 İstanbul doğumluyum. 35 yılım İstanbul’da geçti, sadece 2009 yılının eylül ayında Avustralya’ya gitmiştim, 7 aylık eğitim aldığım sürede uzaklaşmıştım buradan (Trafiği dışında İstanbul her daim sevilir, uzakta ise özlenir)

Memur bir babanın kızıyım, üç kız kardeş ve bir erkek kardeş ile kalabalık bir ailemiz var. Annem ev hanımı olduğu için babamın tek maaşı ile devlet okullarında okuyabildik. İmkanlarımız doğrultusunda belli zamanlarda kurslara, dershanelere de göndermeye çalıştılar. Sonrasında herkes kendi çabaları ile bir yerlere gelmeye çalıştı.

Ben Liseyi Atatürk Anadolu Meslek Lisesi’nde Bilgisayar bölümünde okudum. Sonra Anadolu Üniversitesi AÖF’nde İşletme ve en son Okan Üniversitesi’nde Lojistik Yönetimi yüksek lisansı yaptım.

• Kaç senedir bu mesleği yapıyorsun?

Çok genç yaşlarda, 2000 yılında, dönemsel ve part time çalışmaya başladım. Yöneticilere bağlı olarak çalıştım hep. Sekreter, ofis asistanı, idari işler asistanı ve artık Yönetici Asistanlığı pozisyonu Türkiye’de aktif olarak kullanılan bir pozisyon adı olunca ben de bu unvan ile kariyerime devam ettim. Çalışma süreci dahilinde 18 yıldır bu işi yapıyorum.

• Yönetici asistanlığı mesleğini neden seçtin? Mesleğinin sevmediğin yanları nelerdir?

Bu mesleği ben seçmedim aslında, henüz o yaşlarda doğru mesleği seçme bilincinde değildim. Biraz tesadüf, biraz şans ile Küçük Osman Baskül San.A.Ş’de başladım bu mesleğe. Sonrasında benim sabrım, uyumlu bir karakter oluşum, düzenli ve sistemli olmam bu işi yapabilmem için bana kolaylık sağladı. Takdir edilince sevdim, para kazanmaya başlayınca da mesleğim oldu.

• Bu mesleğin en büyük keyifli yanı nedir?

Önemli olan aynı frekanslardaki yönetici ve asistanın bir araya gelebilmesidir. Sonrası çok keyifli.Somut bir örnek vermek gerekirse sürprizlerle dolu olması. Elbette düzenli olarak yaptığım bazı görevlerim var, ancak benim için gün nasıl geçecek pek bilinmez. Bazen hızlı bir gün olur, zamanı takip edemem. Bazen de dakikalar geçmez, kendime iş çıkarmaya çalışırım. Tamamen yöneticime ve operasyonel sürece bağlı olarak değişir. Monoton bir hayatı sevmediğim gibi, tek düze bir iş de beni mutlu etmezdi.

• Yöneticinizle aranızda nasıl bir diyalog var? Ve sizce iyi bir yönetici nasıl olmalıdır?

Benim yöneticim ile aramdaki dialog iyidir. Birbirimizi kısa süre içerisinde tanıdık ve anladık. Asistanların departmanı yok, iki kişi var (genellikle), yönetici ve asistanı. Eğer bu iki kişinin aralarında doğru bir iletişim varsa, uyumlu iseler, ahenk içerisinde çalışırlar. Bu konuda çok şanslıyım.

İyi bir yönetici, yapılan tüm işleri bilen, çalışanlarını tanıyan, kiminle nasıl çalışması gerektiğini ve ne isteyeceğini bilen, eğitimli, tecrübeli, planlı ve nezaketi yüksek kişilerdir.

• Seni hayatta bir adım öne taşıyan şeylerin neler olduğunu düşünüyorsun?

Tabii ki önce karakterdir. Herkes iyi eğitim alabilir, istediği işi yapmak, istediği hayatı yaşamak isteyebilir, ama iyi bir insan değilse hiçbir yerde sevilmez ve başarılı olamaz.

Bir de duyarlı ve öğrenmeye açık biriyim, bunlar da benim için güzel kazançlar sağlıyor. Duygusal zekam gelişmiştir, genç yaşlardan beri psikoloji, kişisel gelişim üzerine okumayı severim, bunun yanında her konuda fikir sahibi olmaya çalışırım. Mesleğimiz gereği de takip etmemiz gereken bazı konular var, sorulan işi biz yapıyorsak bir bilgi sorulduğunda cevabı hazır olmalı. Örneğin yeni bir otelin açılması, yeni teknoloji ürünlerin, programların çıkması, iş dünyasındaki gelişmeler, toplumsal haberler takip edilmeli…

• En çok bırakmayı istediğin alışkanlığın hangisidir?

Tez canlı oluşum olabilir. Bazen faydası olsa da çoğu zaman hızlı tempo ile kalp ritmimi yükseltiyorum.

• Kendinde olmayan ama görmek istediğin kişisel özellikler nelerdir?

Öncelikle soğukkanlı olmayı isterdim. Ben fazla duygusalım, bir başarı haberi okurken bile etkilenirim, gözlerim dolar. Bir de fazla detaycıyım, bu beni biraz yoruyor.

• Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla nasıl baş ediyorsun?

Sorumsuz kişiler kızdırır. Evde, işte, yolda, herkes sorumluluğunu bilmeli ve başkalarının özgürlüğüne mani olmamalı. Kızarım, uyarırım, eleştiririm, ama değiştiremeyeceğim konuları, bu sevimsiz duyguyu kendime dert etmem. Dünya’nın her yerinde insan var, insanın olduğu yerde de mutlaka zıtlıklar…

• Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var?

Yönetici asistanı için istenilen özelliklerin birçoğu bende var. Eksiklerim de tabii ki var, ama sadece tecrübelerim ile değil, kişiliğime uygun bir iş yaptığımı biliyorum. Özetle, İşimi severim, iletişimim iyidir ve beni severler.

• İş dışında nelerle ilgilenirsin?

Bazen bir eğitim alırım, okumakta olduğum bir kitap hep vardır, dönem dönem yoğun spor yaparım, evde zaman geçirmeyi, evimle ilgilenmeyi severim. Arkadaşlarımla da keyifli zamanlar geçiririm, müzik dinleriz, eğleniriz.

• Kendine sorulmasını en çok istediğin soru nedir?

1- Asistan olmasaydın hangi mesleği tercih ederdin?

Sanatı, felsefe ve edebiyatı severim. Henüz ortaokuldayken, yazar olmak veya şarkı söylemek isterdim (o zamanlar sesim fena değildi ). Şu anki düşüncemle sanırım bir psikolog olup insanlarla konuşmak, onları anlamak ve yardım etmek isterdim. İlerleyen zamanlarda vaktim ve imkanım olursa psikoloji üzerine doktora yaparım belki.

2- Bu mesleğe yeni başlamış kişilere neler tavsiye edersin?

Yaptığımız işi seviyorlarsa ve bu alanda yetenekleri varsa başarılı olurlar (Eğer bunlar yoksa geç olmadan ilgi duydukları alana yönlenmelerini öneririm). İyi bir dinleyici olmak önemli. Az ve öz konuşmak, iyi not almak, araştırmak, yeniliklere açık olmak bize ve işimize çok fayda sağlıyor, tavsiye ederim.

• YonAst’ın katılımcılarındansın. YönAst ile ilgili ne düşünüyorsun? Görüşlerini almak isteriz.

YönAst güzel planlanmış, güzel projeleri gerçekleştiren ve iyi yönetilen bir platform. Birlikte daha güçlü olacağımıza inanıyorum.

Nagihan Aydın

Yönetici Asistanı olmanın zorlukları…

Deniz Özlem'in kaleminden Yönetici Asistanı

18 senedir Yönetici Asistanlığı mesleğini sürdürmekteyim. İşe başladığım ilk seneler çok acemiydim. Telefonu bile korkarak açardım ve bir sürü şeyi, işi yaparak tecrübe edindim. Bu işin zorluklarını da yaşadım.

Aslında, kelime anlamıyla meslek olarak görülmeyen belli spesifik özelliklere sahip olmanız gereken bir meslek olarak algılanıyor. Bugün, iş ilanlarına baktığımda özellikle kendine özen gösteren ve giyim kuşam gibi başlıkların altı kalın harflerle çiziliyor.

Sizden iş ilanlarında birçok görevi hakkıyla yapmanız isteniyor. Dil bilmek, başvurduğunuz işe alınmak için yetkinlikleriniz arasında olmalı. Yönetici Asistanı, işi alabilmek için yöneticisi kadar yabancı dile hakim olmak zorundadır fakat yeri geldiğinde gelen misafirleri ağırlayıp, çay da ikram etmesi istenmektedir. İnsanlar mesleklerinde farklı karakter özellikleri taşıyabilir. Bir asistanda olması gereken belli başlı davranış kalıpları vardır. Örneğin; mesleğini icra ederken karakteri ile uyum gösterecek özellikler sergilemelidir.

Bizlerden dakik, planlı, organize, sabırlı, dinleyici, iyi notlar alabilen ve takipçi olmamız bekleniyor. Bu özellikler mesleği icra eden herkes de olmak zorunda değil. Belki çok iyi not alamayan bir asistan kendine alternatif bir yol seçebilir ve not almak yerine ses kaydı yapabilir. Bu alternatiflerin, normal kabul edilmesi gerekir. Ayrıca neden insanlar Yönetici Asistanının aslında geçerli bir iş yapmadığını düşünüyor? Bir yöneticiye bağlı olmak, günlük planlamasını ona göre ayarlamak, yöneticisi çalıştığı zaman onu beklemek gibi sorumlulukları vardır.

Aslında temel sorunlarımız meslekte sirkülasyon olması, yaş nedeniyle iş bulamamamız, gelişime kapalı bir alanda kalmamız. Bir de işin farklı boyutları var. Bankada ya da kurumsal bir şirkette çalışan yönetici asistanı yöneticisine sürekli hesap vermek, çevreyi gözlemlemek, bazen insan ilişkilerini de yürütmek zorunda kalabiliyor.

Uzun yıllar bir yönetici ile çalışmak büyük bir şans olarak görülüyor ve yöneticinin bizi koruyacağı düşünülüyor. Eğer bir yerde işe başlamışsanız sizden daha uzun süredir orada olan asistanların yönergelerini yapmanız beklenir. Bazen onun işlerini de üzerine almanız gerekir. Bu bence mesleğin sorunlarından biri. Birbirimize yeteri kadar destek vermiyoruz.

Robotik bir davranış biçimi geliştirip öyle mi davranmalıyız yoksa kim olduğumuzu unutmadan işimizi dikkatli bir şekilde yapmamızın bizi başarılı kılan asıl özellikler olduğunu unutmamalıyız?

Günün sonunda işimizi hakkıyla yapmanın rahatlığı ile bir sonraki güne hazırlanmalıyız.

Deniz Özlem Ekemen

YönAst Temsilcimiz Sevda Kum ile röportaj yaptık…

• Bize kısaca kendinden bahseder misin? Ben Sevda Kum. 30 Yaşındayım. Bir Halkla İlişkiler Ajansında Yönetim Kurulu Başkanı Asistanıyım. Aynı zamanda Astroloğum.

• Kaç senedir bu mesleği yapıyorsun?

8 seneyi geçtim sanırım. • Yönetici asistanlığı mesleğini neden seçtin? Mesleğinin sevmediğin yanları nelerdir?

Tamamen hayat beni o şekilde yönlendirdi. İlk olarak iş arayışımın olduğu bir dönemde, bir tanıdığım aracılığıyla başladım. Mesleğin sevmediğim yanı daha çok kişilerin mesleğe olan bakış açısı.

• Bu mesleğin en büyük keyifli yanı nedir? Konumum gereği herkesle eşit bir mesafem ve iletişimim var. Ben kendimi bu iletişimin tam ortasında hissediyorum. Bundan çok keyif alıyorum.

• Yöneticinizle aranızda nasıl bir diyalog var? Ve sizce iyi bir yönetici nasıl olmalıdır?

Gerçekten hayranlık duyduğum bir yöneticim var. Mesleğinin duayenidir. Çok naiftir. Benden çok daha iyi bir hafızaya sahip. Her şeyi hatırlar ve benim ona hatırlatmamı da çok sevmez ,Ama işim bu tabii. Yaklaşık 4 senedir birlikte çalışıyoruz. İlk zamanlar ona bir şey hatırlatırken çekiniyordum. Artık çok daha iyiyiz. İyi bir yöneticinin asistanıyla yakın olabilmesi gerektiğini düşünüyorum ki biz onları daha iyi gözlemleyip asiste edebilelim.

• Seni hayatta bir adım öne taşıyan şeylerin neler olduğunu düşünüyorsun?

Gelişimin ve öğrenmenin hayat boyu olduğuna inanırım. Hayatta bizleri daha ileriye taşıyacak şeyler bence öncelikle gelişime açık olmak, kendini sevmek, kendi değerini bilmek ve kendine güvenmek. Bunları başarabildikten sonra her şey çok kolay.

• En çok bırakmayı istediğin alışkanlığın hangisidir?

Aynı anda çok fazla şeyi başarmaya çalışmak olabilir. Sanırım kendime çok yoğun planlar yapmayı bırakmak istiyorum. Çünkü zaten yetişmiyor. Zihinsel olarak yoruyor bu kez.

• Kendinde olmayan ama görmek istediğin kişisel özellikler nelerdir? Kendimde olmayan değil ama ben de olan ve geliştirmek istediğim özellikler var. Daha sanatsal şeylere vakit bulamıyorum mesela. Önceliklerime bir türlü uyduramıyorum. Bunları geliştirmek isterdim. Kendimizde olmayan şeyleri istemek yerine sahip olduklarımızın önemini fark etmeliyiz. Olduğumuz gibi değerliyiz bence.

• Seni en çok ne kızdırıyor? Bu kızgınlıkla nasıl baş ediyorsun? Ben herkesin farklı bir bakış açısına sahip olduğunu ve herkesin kendi doğruları olduğunu düşünürüm. Kendi bakış açısını herkese doğru olarak kabul ettirmeye çalışanlara kızarım. Evet ona göre öyledir. Saygı duyuyoruz. Ama ona göre öyle. Bak sinirlendim  Bir şekilde bunun onun bakış açısı olduğunu izah etmeye çalışırım.

• Seni benzer yaştaki, benzer işi yapan, benzer konumdaki kişilerden farklı kılan ne var? İlgi alanlarımın daha farklı olması olabilir. Yaşamın doğasını, insanın doğasını anlayıp o perspektiften bakmaya gayret gösteriyorum. Bu da insanlarla ilişkilerimde onları ve durumları anlamakta bana faydalı oluyor.

• İş dışında nelerle ilgilenirsin? Astroloji’yle ilgileniyorum. Reiki ve bazı diğer enerji çalışmalarıyla ilgileniyorum. Psikolojiyle ilgileniyorum. Bu sıralar biraz daha psikolojik rüya yorumlarına yöneldim. Eski medeniyetler tarihiyle ilgileniyorum. Popüler bilim takip ediyorum. Reçineden takılar yapıyorum. Ama iş dışında kendime kalan zamanı çoğunlukla astrolojiye ayırıyorum.

• Kendine sorulmasını en çok istediğin soru nedir? Gökyüzünde değişik bir şey var mı? Ay bugün hangi burçta? Genel olarak astrolojik sorular. Evrenin işleyişiyle ilgili soruları da severim. Anlat anlat bitiremem.

• YönAst’ın katılımcılarındansın, YönAst ile ilgili ne düşünüyorsun? Görüşlerini almak isteriz. YönAst’ı çok seviyorum. Meslektaşlarımla bir arada olmak mesleğim konusunda bana daha genişlemiş hissettirdi. Birbirimize danışıyoruz, konuşuyoruz, yardımcı oluyoruz. YönAst katılımcısı olduğum için mutlu hissediyorum. Böyle bir fikirle yola çıkıp geliştirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca ‘Yönetici Asistanları’nın ne kadar donanımlı olduğunu göstermek ve mesleğe olan bakış açısını pozitif şekilde geliştirmek adına çok yararlı olduğunu düşünüyorum. YönAst Platformu’nun daha da gelişeceğine inanıyorum.

Tarih: 27.03.2020 Sevda Kum – YönAst Temsilcisi

Dijital çağda ihtiyaçlara yönelik nitelikli çözüm ortaklığı kurma fikri ile doğan, Yurt dışında güçlü iş ağına sahip YönAst Eğitim & Danışmanlık işe alım süreçlerinizde özel yöntemleri ve geniş aday havuzu ile farklı sektörlere yönelik istihdam taleplerine yanıt vermektedir. Gelişim Partnerleri ile eğitim ve yeniden yapılanma süreçlerine destek veren YönAst Eğitim & Danışmanlık profesyonel eğitmenleri ile tecrübelerini aktarmaktadır.